21 Eylül 2009 Basın Özeti

Guardian gazetesinin manşetinde Amerikan Başkanı Barack Obama'nın ülkesinin ''nükleer silah stoğunu azaltmaya hazır olduğu'' haberi dikkat çekiyor. Julian Borger imzalı haberde, Obama'nın ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'a ''Amerika Birleşik Devletleri'nin nükleer silah doktrinini gözden geçirme'' talimatı verdiği aktarılıyor. Guardian muhabiri, Obama'nın beş ay önce Prag'da yaptığı konuşmada dile getirdiği nükleer silahların olmadığı bir dünya çağrısını yaşama geçirmeye çalışırken, karşısındaki en önemli engelin Pentagon olacağına dikkat çekiyor.
Borger haberinde kurumlararası görüşmelerden bilgi sahibi olan kaynaklarına atfen, ''Pentagon'un Beyaz Saray'a sunduğu taslak nükleer silah stratejisinin Obama'nın önerilerinin gerisinde olmakla kalmayıp, bazı noktalarda tam tersi unsurlar içerdiğini'' aktarıyor. Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusu bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında toplanacak güvenlik konseyinde de ele alınacak. Barack Obama'nın başkanlığında yapılacak toplantı için hazırlanan taslak, konsey üyeleri arasında müzakere ediliyor. Guardian'a göre, Washington ve İngiltere hükümetleri, tasarının ''bütün nükleer silahların eninde sonunda tasfiye edilmesini'' öngören bir içerik taşımasını isterken, Fransa bu ifadeyi muğlaklaştıracak, ''nükleer silahların olmadığı bir dünya için koşulların yaratılması'' ifadesinin metne girmesinden yana. Nükleer silahsızlanma çabaları İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'in Guardian için kaleme aldığı makalenin de ana konusu. Miliband, ''karşı karşıya kaldığımız en kritik konulardan biridir bu'' diyor nükleer silahsızlanma çabaları için ve şöyle devam ediyor: ''Eğer, doğru adımlar atarsak küresel güvenliği arttıracak, nükleer silahsız bir dünyanın önünü açacak, iklim değişikliğiyle mücadele için hayati önem taşıyan güvenli, ucuz, güvenilir enerjiye ulaşma olanaklarımızı arttırabileceğiz. Ama tersi olur da, hatalı adımlar atarsak o zaman da, nükleer silahların yayılması riski ve nükleer malzemelerin teröristlerin eline düşmesi gibi ürpertici olasılıklarla karşı karşıya kalacağız.''
Clinton'un Financial Times'taki makalesi
Financial Times'ın yorum sayfalarında da yine bir güvenlik konusu, Obama'nın geçen hafta Doğu Avrupa'ya yerleştirmekten vazgeçtiğini açıkladığı ''füze kalkanı''na ilişkin analizler dikkat çekiyor. Bu analizlerden birinin altında imzası olan kişi, Miliband'in mevkidaşı Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton... Clinton, Obama'nın planının ayrıntılarına pek girmiyor ama önerdiği yeni sistemin ''gerçek bir kalkan'' fırsatı sunduğunu savunarak, ''öncelikle projenin Bush yönetiminin öngördüğünden daha kapsamlı olacağını, daha hızlı yaşama geçirileceğini ve daha güçlü ve daha akıllı bir yaklaşım sergileneceğini'' söylüyor.
Liberal demoratların krizle mücadele planları
Gazeteler bu sabah İngiltere siyasetinde özellikle ülkenin üçüncü partisi Liberal demokratlar cephesinde yaşananlara mercek tutuyor. Partinin haftasonu başlayan konferansında konuşan genel başkan Nick Clegg, Independent'te yayımlanan mülakatında, ekonomik krizden çıkış çabalarında ''emlak piyasasının değer kazandığı dönemde sahip oldukları mülklerinden önemli gelirler elde eden zenginlerin karlarının bir kısmını hazineye aktaracak bir vergi hazırlığından'' söz ediyor.
Planın ayrıntıları bugün açıklanacak.
Ancak liberal demokratların lideri, zenginlerden alınacak bu verginin düşük gelirlilerle yoksulların ekonomik kriz nedeniyle omuzladıkları yükün hafifletilmesinde kullanılacağı vaadinde bulunuyor. Planın zenginlere getireceği yük ise, evinin değeri 1 milyon sterlinin üzerinde olanların ödeyeceği yaklaşık 2 bin sterlinlik vergi. Guardian gazetesinde yine liberal demokratların ekonomi politikalarına ilişkin bir ayrıntı var.
Gazete, liberal demokratların kamu sektöründe ücretlerin dondurulmasıyla 2 milyar sterlinden daha fazla miktarda tasarruf yapılacağını hesapladıklarını aktarıyor. Liberal demokratlar böylece kamu harcamalarında yapılacak kesintinin miktarının da azalabileceğini öngörüyor. Nick Clegg'in konferansı açış konuşmasında yaptığı bir başka değerlendirme ise, parti içinde huzursuzluk yaratmış.
Üniversite harçlarının kaldırılması liberal demokratların parti programının en önemli unsurlarından biri. Nick Clegg, açış konuşmasında, içinde bulunulan ekonomik kriz nedeniyle bu vaatten geri adım atabileceklerini söylemişti. Bu açıklamaya yanıt ise, partinin eski liderlerinden Charles Kennedy'den geldi.
Kennedy, Times gazetesinde yer alan habere göre, ''üniversite harçlarının kaldırılacağı vaadimizde ısrar etmeliyiz'' diyor.
Manchester derbisinde zafer son saniyede geldi
Premier Lig'de dün oynanan Manchester derbisini, Manchester United nefesleri kesen bir maçın ardından, uzatma dakikalarının son saniyelerinde Michael Owen'ın attığı golle Manchester City'yi 4-3 yenerek kazandı.
Guardian, Owen'ın golden sonraki sevincini birinci sayfasına taşımış.
Resim altında da, ''United golcüsünün yazın yapılacak dünya kupası finalleri için İngiltere kadrosunda olmayı beklediği'' ifadesi var. Spor sayfalarında ise, City cephesinin öfkesi.
Maç 90'ıncı dakikada 3-3'tü ve dördüncü hakem dört dakikalık bir uzatma göstermişti tabelada.
Owen'ın golü ise, 96'ıncı dakikanın ortalarında geldi. City teknik direktörü Mark Hughes, puanlarının çalındığını söylerken, United teknik direktörü Alex Ferguson'un bu itirazlara yanıtı, City'yi ''gürültücü komşular'' olarak nitelemek oldu.








