23 Kasım 2009 Basın Özeti
İngiltere'de haftanın en önemli gelişmelerinden biri, geçmişte ve halen önemli görevler üstlenen yetkililerin, Salı gününden itibaren Irak Savaşı'yla ilgili soruşturmayı yürüten komisyonun karşısına çıkmaları olacak.

Eski başbakan Tony Blair'in de 2010 yılı başında, komisyon üyelerinin sorularını yanıtlaması bekleniyor.
Guardian yarın görüşlerine başvurulacak komutanların, işgalin kötü planlandığını söylemelerinin beklendiğini anlatıyor.
Habere göre ayrıca komutanların ayrıca işgale yönelik hazırlıkların, Tony Blair hükümetinin halkı yanlış yönlendirmeye yönelik çabaları yüzünden sabote edildiğini de söylemeleri bekleniyor.
Guardian'ın haberine göre, işgalden sonrası için yeterince hazırlık yapılmaması İngiliz komutanları öylesine sarsmış ki, komutanlar dönemin İngiliz ve Amerikan hükümetinde görev alanların, savaş suçları işledikleri gerekçesiyle yargılanabileceklerine inanıyor.
Bu kişilerin, Cenevre Sözleşmeleri'nde belirtilen görevlerini yerine getirmeyerek, savaş ortamında sivilleri korumadıkları söylenmiş Guardian'a...
'Hatalı kişileri eleştirmekten çekinemeyeceğiz'
Independent ise soruşturma komisyonunun başındaki Sir John Chilcot'ın açıklamalarını taşımış sayfalarına.
Chilcot, komisyon üyelerinin, hata yaptıklarını tespit etmeleri halinde, Tony Blair'i ve geçmişin ya da bugünün üst düzey hükümet yetkililerini eleştirmekten çekinmeyeceklerini söylüyor.
Independent yazarı Bruce Anderson da Irak'ın, Tony Blair'in kişiliğinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtiyor. "Irak onun mirası olacak" diyor yazar ve ekliyor:
"Çünkü Tony Blair, İngiltere'yi savaşa götürebilecek tek yeni-muhafazakar başbakandı."
İşçi Partisi'nin eski lideri Tony Blair'i bugün muhafazakar eğilimli Daily Telegraph gazetesinin de başyazısında eleştirdiğini belirtelim.
Gazeteye göre Irak'ta savaşın ve sonrasındaki durumun kötü idare edilmesi, Tony Blair'in azalan itibarı üzerindeki en kara leke.
İngiliz komutanlar Amerikalılara öfkeli
Daily Telegraph bugünkü manşetinde ise Irak'taki İngiliz komutanların, Amerikalı müttefiklerine karşı esasında derin bir husumet duyduklarını belirtiyor.
Yarın yeni boyut kazanacak Irak Savaşı Soruşturması öncesi gazeteye sızan hükümet belgelerine göre, Irak'taki bir İngiliz askeri yetkili, Amerikalı askeri yetkilileri "bir grup Marslı" olarak nitelendirmiş ve onların diyaloğa yabancı olduklarını söylemiş.
Daily Telegraph'da İngiliz yetkilinin şu sözleri de yer alıyor:
"Aramızda güya özel bir ilişki var. Ancak buna karşın bize Portekizlilerden farklı davrandıklarını düşünmüyorum".
'149 milyon sterlin boşa harcandı'
Times'ın manşetinde, İngiltere Savunma Bakanlığı'na yönelik bir eleştiri aktarılıyor.
Gazete, 900 tankın acilen modernize edilmesi için 149 milyon sterlin harcandığını ancak bu tankların hala sadece eğitim amaçlı kullanıldıklarını duyuruyor.
Bunun gerekçesi, habere göre tankların hala Afganistan'daki mayınlara karşı askeri personeli yeterince koruyamaması.
Times, "İngiliz askerlerinin Afganistan'da teçhizat yetersizliği nedeniyle öldükleri inancıyla kamuoyunda öfkenin arttığı bir dönemde, 149 milyon sterlinin boşa harcandığını düşünenler var." diyor.
'İsrail'in son kararı provokatif bir hareket'
Times başyazısında ise İsrail'in, Kudüs çevresinde yeni Yahudi yerleşim birimleri inşasına onay vermesini "Kışkırtıcı bir hareket" olarak nitelendirmiş.
İsrail geçen hafta, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki Gilo bölgesinde bir Yahudi yerleşiminde 900 ek konut inşasına onay vermişti.
Times'a göre İsrail bu kararıyla Washington'u öfkelendirdi, barış görüşmelerine yönelik umutları yok etti.
Gazete, "üstelik bu kararın İsrail'in güvenliğini artırma yolunda hiçbir faydası olmadı" diyor.
'Dağlık Karabağ yüzünden bölgede çok şey tehlikede'
Daily Telegraph'ın bugünkü başyazılarından birinin başlığı ise "Kafkaslar'da tehlike".
Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin hafta sonunda Münih'teki görüşmelerine değinen Daily Telegraph, Dağlık Karabağ sorununun, günümüzün Schleswig-Holstein sorunu olduğu kanısında.
1990'lı yılların başındaki savaş sonrası sorunun ihmal edildiğini belirten gazete, Schleswig-Holstein sorununun 19. yüzyılda üç savaşa neden olduğunu hatırlatıyor.
Daily Telegraph'a göre Dağlık Karabağ'ın geleceğinin; Türkiye'nin Kafkaslar'daki rolü ve bunun uzantısı olarak Avrupa Birliği'ne üye olma arzusu, Batı'ya petrol ile doğal gaz tedariki ve Ermenistan'ın kötü durumdaki ekonomisi üzerinde önemli etkileri olacak.
Gazete, "Soruna, bölgenin statüsü hakkında bir referandum karşılığında Ermenistan'ın bir miktar toprak vermesine dayalı bir çözüm bulunması kolay olmayabilir. Ama stratejik önemi büyük bir bölgede anlaşma sağlanamamasının getireceği tehlikeler de çok büyük" diyor.
'AB'den daha fazlasını umuyorduk'
Avrupa Birliği'nin, yeni oluşturduğu başkanlık ve dışişleri bakanlığı için geçtiğimiz Perşembe günü atamalar yapılmıştı.
Geçen süreye karşın, İngiliz gazetelerinde bugün de atamalarla ilgili haberler ve yorumlar devam ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri, Belçika Başbakanı Herman van Rompuy'un Avrupa Konseyi Başkanı, Avrupa Komisyonu'nun ticaretten sorumlu İngiliz üyesi Barones Catherine Ashton'ın da Dışişleri Yüksek Temsilcisi olarak atanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.
Financial Times yazarı Quentin Peel, bugünkü yazısında Amerika'nın esasında Brüksel'in yaptığı atamalardan etkilenmediğini, AB'nin tercihlerinin Washington'da ilgi uyandırmadığını söylüyor.
Peel'e konuşan ancak adının açıklanmasını istemeyen Amerikan yönetiminden bir yetkili şunları söylemiş:
"Bu atamalardan daha fazlasını umuyorduk. Biz, Avrupa'nın güçlü bir sese sahip olmasını istiyoruz.".
Financial Times'ın bir diğer yazarı Wolfgang Münchau ise Herman van Rompuy'un Avrupa Konseyi başkanlığı için doğru kişi olduğunu savunuyor.
Yazar, farklı dillerden ve kültürlerden halkların yaşadığı Belçika'da liderlerin yapması gerekenin, koalisyonlara uzlaşma kültürünü getirmek olduğunu belirtiyor ve "Bir Avrupa Konseyi başkanının yapması gereken de tam olarak bu" diyor.
Takımı 9-1 kaybeden menajere teselli
İngiltere Premier Ligi'nde dün Tottenham Hotspur kendi sahasında Wigan Athletic'i 9-1 mağlup etmişti.
Jermain Defoe'nun beş gol attığı maç, Tottenham'ın 32 yıldır aldığı en farklı galibiyet.
Guardian ise Tottenham menajeri Harry Redknapp'ın maçtan sonra Wigan menajeri Roberto Martinez'i nasıl teselli ettiğini aktarmış.
İngiltere'nin en tecrübeli menajerlerinden Redknapp, Martinez'e, "Futbolda olur böyle şeyler" misali, 1982'de menajer olarak çıktığı ilk maçın skorunu hatırlatmış.
O dönem, Redknapp'ın çalıştırdığı Bournemouth, Lincoln City'e 9-0 mağlup olmuştu.








