14 Aralık 2009 Basın Özeti
İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un dün Afganistan'a yaptığı sürpriz ziyaret gazetelerin tümünde duyurulurken, Guardian, Afganistan'la ilgili başka bir haberi manşete çıkarmış.

Gazetenin Afganistan muhabirine göre NATO, Helmand eyaletinin kuzeyindeki bir baraja giden 45 kilometrelik yolun güvenliğini sağlayamadığı için geçen yıl İngiliz birliklerinin büyük fedakarlıklarla bölgeye naklettiği dev hidroelektrik türbin kurulamıyor ve belki de hiç bir zaman kurulamayacak.
Habere göre geçen yıl 220 tonluk malzemenin barajın yakınına taşınması için oluşturulan konvoya, 2.000 İngiliz askeri eşlik etmiş ve konvoyu Taliban saldırılarının yoğun olduğu bölgeden beş günde geçirmişlerdi.
Ama bunu izleyen aylarda Taliban bölgede önemli ilerlemeler kaydetti ve hidro elektrik türbin 15 aydır kurulmayı bekliyor. Çünkü inşaatta kullanılacak çimentonun nakli güvenlik koşulları nedeniyle mümkün görünmüyor.
'Devrim kokusu'
Kopenhag'da bu hafta da devam edecek olan İklim Zirvesi'ndeki gelişmeler ve beklentiler bütün gazeterde geniş şekilde işleniyor.
Daily Telegraph'ın zirveyi izleyen yorumcusu Geoffrey Lean, "Havada devrim kokusu var. Yeter ki zenginle yoksul anlaşabilsin" başlığını atmış.
Lean, heyetlerin bir haftadır devam eden pazarlıklarında çözülemeyen büyük sorunların, devreye giren bakanlara havale edildiğini, onlar da çözemezse liderlerin devreye gireceğini yazıyor.
"İlk sorun daha anlaşmanın ana hedefi konusunda" diyor Telegraph yazarı ve devam ediyor: "Atmosferi en çok kirleten ülkeler için küresel ısınmayı 2020'ye kadar 2 santigrat derecenin altında tutabilme hedefi hala geçerli, ama uzmanlar bunun deniz seviyesine yakın ada devletleri ile tehlikedeki diğer bölgeleri kurtarmaya yetmeyeceğini söylüyor. Ve 100'ü aşkın ülke delegasyonu ısınma hedefini en fazla 1,5 santigrat olarak belirlemekten yana. Oysa şu ana kadar sanayileşmiş ülkelerin açıkladığı karbon salımı hedefleri, uzmanların gerekli olduğunu söylediği kesintilerin hala çok altında."
Telegraph yazarı, bunun dışında 2050 hedefleri, zengin ve yoksul ülkelerin yapacağı kesintilerin oranları, yoksul ülkelere iklim değişikliğine uyum ve önlem için yapılacak yardımların miktarı ve koşulları, bir anlaşma sağlanırsa bunun ne kadar bağlayıcı olacağı gibi konuların tümünde kıran kırana bir mücadele yaşanacağını kaydediyor.
Ama bir sağlanabilirse bu anlaşmanın, Sanayi Devrimi'nden bu yana dünyadaki en büyük değişimin kapısını açacağını, dünya ekonomisini fosil yakıtlara bağımlılıktan kurtaracağını söylüyor.
İran'ın nükleer faaliyeti
Times gazetesi bugün, İran'ın gerçekten bir atom bombası yapmaya hazırlandığını kanıtlayan yüzlerce sayfalık bir belgeye ulaştığını öne sürerek, konuyu manşete çıkarmış.
Times ele geçirdiğini söylediği İran'ın en hassas nükleer projesiyle ilgili belgelerin, atom bombasında zincirleme çekirdek tepkimesini ateşleyecek nötron başlatıcısı için dört yıllık bir deneye dair olduğunu kaydediyor ve istihbarat örgütlerine göre bu belgelerin 2007 yılı başlarına ait olduğunu yazıyor.
Gazete, İran'ın bu belgede anlatılan deneyin sivil amaçlı olduğunu ileri sürebileceğini ama uzmanlara göre bu teknolojinin sivil alanda kullanılmadığını da yazmış.
Times'ın ayrıntılarını aktardığı bu belgelerin, Batılı istihbarat örgütleri ile Atom Enerjisi Kurumu'nun da bilgisi dahilinde olduğu da kaydediliyor.
Gazete belgelerde anlatılan deneyleri şemalarıyla aktarıp, başyazısında da işledikten sonra, bir başka haberine de "İsrail, İran'a karşı bir saldırıya girişip girişmeyeceğine bir kaç ay içinde karar vermek zorunda" başlığını atmış.
Gazetenin Orta Doğu muhabiri "İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun siyasi kariyerinin en çetin kararını alarak, Orta Doğu'nun tümünü içine alabilecek büyük bir çatışma riskini göze alıp, İran'ın nükleer tesislerine karşı bir saldırıya girişip girişmeyeceğine karar vermesinin zamanı artık iyice yaklaşıyor." diyor.
Çünkü habere göre İsrailli uzmanların tahminlerine göre İran'ın nükleer silah programı altı ay içinde, artık vurulması imkansız bir düzeye gelebilir.
Ama Times muhabiri, İran'a karşı güçlü bir uluslararası ittifak olmasının İsrail'in kendisini daha güvenli hissetmesine yol açan, dolayısıyla böylesi bir kararı ertelemesine neden olan bir faktör olduğunu da yazıyor.
8.15 treni
Ve son haberimiz Independent'dan. 18 yıllık aradan sonra Saraybosna-Belgrad tren seferlerinin yeniden başladığını duyuruyor gazete.
Independent muhabiri, Belgrad'dan dün sabah 8.15'de kalkan ilk trenin, Yugoslavya'nın eski güzel günlerini özlemle anan nostaljik Sırplarla dolu olduğu yazıyor.








