8 Ocak 2010 Basın Özeti

Yayın tarihi

Independent'ın manşetinde Britanya adasının dün sabah uydudan çekilmiş bir fotoğrafı var.

İngiltere gazeteleri

Hafif gölgeli bembeyaz bir kara parçası: ''Buz Ada'' diyor Independent; gelecek haftaya da sarkması beklenen kuzey kutbundan gelen soğuk hava dalgasının günlük yaşamdaki etkilerini azaltmak için mücadelenin zorlaştığını aktarıyor. Gazete, ''yollara dökecek tuz stokları azaldı, doğalgaz talebi ihtiyacı karşılamakta zorlayacak kadar yoğun ve bazı fabrikalara yakıt takviyesi geçici olarak durdurulacak'' diyor. Hükümet bugün soğuk havanın hayatı zorlaştıran koşullarıyla mücadele için alınan önlemler gözden geçireceğinin de altını çiziyor gazete Independent.

Darbe girişiminin kazananı-kaybedeni

Hükümetin gündeminde olduğuna hiç kuşku bulunmayan bir başka konu daha dikkat çekiyor gazetelerde bu sabah. İngiltere basınında Başbakan Gordon Brown'a partisi içinde düzenlenen darbe girişiminin ardından toz bulutunun dağılmasıyla birlikte, kazananlar ve kaybedenlere ilişkin muhasebe öne çıkıyor. Guardian'a göre, kazananların başında yatırım bakanı Peter Mandelson var. Arkasında durarak Brown'ın devrilmesini önleyen önde gelen isimlerden biri olan Mandelson, partinin seçim stratejisinin en önemli belirleyicisi olacak. Gazete, krizden Brown'ın da partinin başında ama ödün vererek çıktığını, kendisini devirmek isteyenlerin projesinin çökmesini lehine kullanmak için adım atmaya başladığını, bu bağlamda da ''daha kucaklayıcı bir tutum izleme sözü verdiğini'' yazıyor. Kaybeden ismin kim olduğu konusunda ise genel bir uzlaşma var: Dışişleri Bakanı David Miliband.

İşçi Partisi'nin karşı karşıya kalacağı ilk liderlik yarışının en güçlü adaylarından olarak görülen Miliband, Brown hakkında güvenoylaması çağrılarına olumlu ya da olumsuz yanıt vermek için yedi saat beklemişti. Guardian, bu tavrın hem isyancılar hem de Brown yandaşları arasında tepki yarattığına dikkat çekiyor. Brown yandaşları destek açıklamasının gecikmesinden; isyancılar ise, destek açıklamasının kendisinden rahatsız. Guardian'a göre, parti içindeki hissiyat Miliband'in de Brown'ın ayrılmasını istediği, ama bunu kendisinin dışında birilerinin yapması gerektiği görüşünde olduğu yönünde. Miliband daha önce de Brown'a meydan okuma şansı en az dört kez ayağına geldiği halde ortaya çıkmamıştı diyor Guardian ve Brown karşıtlarının Miliband'in artık seçim sonrasında liderlik şansı kalmadığı görüşünde olduklarını aktarıyor.

Fransa'da burkaya yasak hazırlığı

Independent'in iç sayfalarında ise, Fransa'dan bir haber var. İktidar partisi Halk Hareketi Birliği meclisteki grup başkanı Jean François Cope, kadınların vücunun ve yüzünü tamamını kapatan burka ve çarşaf gibi örtülerin kamuya açık yerlerde giyilmesinin yasaklanmasını öngören bir tasarıyı iki hafta içinde parlamentoya sunacaklarını açıkladı. Independent, önce parlamentodan bir karar çıkarmayı planlandığını, bundan sonuç alınamaması durumunda da altı ay için bir yasanın gündeme geleceğini aktarıyor. Jean François Cope, milletvekillerine planını aktarırken, burka ve nikab gibi kıyafetlerin Fransa'nın özgürlük geleneklerine ve kadın haklarına aykırı olduğunu vurgulamış. Gelişmeyi yorumlayan Independent yazarı Yasmin Alibhai-Brown ise planı destekliyor. Brown, Fransa'nın göçmenlerine 1789 devriminin simge kavramları olan eşitlik ya da kardeşliği tanımadığını, ayrıca ülkede çeşitliliği reddeden bir emperyal kibrin de varolduğunun altını çizerken, ''Ama Fransa, İngiltere ve Avrupa'nın diğer kesimlerindeki müslümanların da eşitlik ve özgürlük kavramını, bu değerleri bastırmak ve kendi içlerinde de reddetmekte oldukları da bir olgudur'' diyor. Burka kullanımının kıtada bir virüs gibi yayılmakta olduğunu kaydeden Independent yazarı, şöyle devam ediyor: ''Dört yaşındaki çocuklar hicab giyiyorlar şimdi. Bez parçasından çok kadının konumuna ve bir kadının yüzünü, saçını, bileklerini ya da ellerini görünce kendilerinin kontrol edemedikleri anlaşılan erkeklerin tehdidine ilişkin bir simge haline gelen kılık kıyafetleri yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.'' ''Bu, kadınları toplumun geri kalanından fiziken de koparmaktadır. Geçenlerde özgür ve eşit bir toplum olan Kanada'daydım ve bir tane bile burka görmedim.'' Yasmin Alibhai-Brown, Fransa'daki devlet okullarında çok sayıda müslüman kadının başlarını örtmemekten hoşnut ve ahlaksız kişilere dönmediklerini kaydederek yazısını şöyle noktalıyor. ''Paris'te geçenlerde sohbet ettiğim 15 yaşındaki Fatma, İngiltere'de bizlerin de hatırlaması gereken bir şey söyledi bana: Korunmaya muhtacız. Bazen, bizleri çok seven insanlardan da korunmaya ihtiyacımız var. Fransa da bizi korudu.''

Gagarin'in öldüğü kaza aydınlandı mı?

Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki bir haber, Rus astronot Yuri Gagarin'in 40 yıl önce hayatını kaybettiği uçak kazasının esrarının çözülmüş olabileceğine işaret ediyor. Uzaya seyahat eden ilk insan olan Gagarin, 34 yaşında eğitim uçuşu sırasında kullandığı savaş uçağının düşmesi sonucu ölmüştü. Resmi soruşturma sonuçları gizli, ama kayda değer ayrıntılar içermediği öne sürülüyor. Eski Sovyet savaş pilotu, emekli albay Igor Kuznetsov, kaza kırım raporlarını ve ilgili belgeleri incelediği dokuz yıllık çalışması sonunda şu sonuca varmış: ''Kokpitteki havalandırma cihazı tamamen kapanmamıştı ve 3 bin metreyi aştıkları sırada kokpitin hava sızdırmayacak şekilde yalıtılmadığını farkeden Gagarin ve yardımcı pilotu acele bir hamleyle, daha tehlikeli irtifaya çıkmaktan da kaçınmak için hızla dalışa geçip basınç nedeniyle de bilinç kaybı yaşadılar.'' ''Sonunda da uçakları MIG 15 savaş uçağı ormana çakıldı. Kazanın olduğu dönemde, böylesine keskin bir irtifa kaybının bu denli tehlikeli olduğu da bilinmiyordu. ''Kuznetsov'un elde ettiği bulgular, yaygın komplo teorilerini de sona erdireceğe benziyor. Kimileri Gagarin'in kaza sırasında sarhoş olduğunu, kimileri de şöhretini kıskanan dönemin devlet başkanı Leonid Brejnev'in kazada parmağı olduğunu öne sürmüştü.''

BBC Türkçe'nin İngiltere gazetelerinden derlediği basın özetini, hafta içi her sabah Türkiye saatiyle 08.40'ta NTV ekranından da izleyebilirsiniz.