15 Ocak 2010 Basın Özeti
Gazetelerde Haiti'deki depremle ilgili haberler bugün de ağırlığını koruyor.

Independent, manşetinde sokakta uyuyan bir depremzede ailenin fotoğrafının altında "Gelen var mı?" diye soruyor. Gazete, yardım örgütlerinin Haiti'de büyük zorluklarla karşılaştığına dikkat çekiyor.
Guardian da havaalanı, limanlar ve yolların ağır hasar görmesi nedeniyle hava ve denizyoluyla gönderilen yardımların henüz depremzedelere ulaştırılamadığını yazıyor.
Gazeteye göre, yardım örgütleri, gecikme nedeniyle,kritik kabul edilen ilk 72 saat içinde müdahale edilemediği için enkaz altında hala kurtarılmayı bekleyenlerin şansının azalmakta olduğunu vurguluyor.
'Yardım uçakları geri çevriliyor'
Guardian, Amerikan Sivil Havacılık Dairesi'nin, inecek yer ve dönüşlerinde kullanacakları yakıt olmadığı için Haiti hükümetinin isteği üzerine, bu ülkeye yardım götüren uçakları durdurduğunu aktarıyor.
Times gazetesi de, arama kurtarma ekiplerini taşıyan bir İngiliz yardım uçağının 12 saatlik yolculuktan sonra, piste sadece altı metre kala, Amerikan askerleri tarafından komşu Dominik Cumhuriyeti'ne dönmeye zorlandığını yazıyor.
Guardian, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın, 2005 yılında New Orleans'ı yerle bir eden ve selefi George W. Bush'u zor durumda bırakan Katrina kasırgasından dersler çıkararak Haiti'ye yardımda kararlı, hızlı ve cömert davrandığını belirtiyor.
'Obama, kararlı, hızlı ve cömert davrandı'
Haiti'ye 100 milyon dolar yardım taahhüdünde bulunan Obama, bu ülkeye 5700 asker göndereceklerini açıklamıştı.
Deprem sonrasında Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Savunma Bakanı Robert Gates, yardım çalışmalarıyla yakından ilgilenmek için dış gezilerini iptal etmişti.
Guardian depremzedelerin ölülerin arasında uyumaya başladığını, dükkanların yağmalanması nedeniyle başkent Port-au-Prince'in her köşesinden silah sesleri yükseldiğini belirtiyor.
Gazete aynı haberinde Beyaz Saray'ın Amerikalı sağcı televizyon yorumcusu Pat Robinson'ın depremle ilgili sözlerini kınadığını aktarıyor.
Robinson, Ada'daki vudu geleneğine gönderme yaparak, Haitililerin, 1804'te Fransa'dan bağımsızlıklarını kazanmak için şeytanla işbirliği yapmaları nedeniyle bunları yaşadığını söylemişti.
Guardian, Amerikalıların, Haiti'deki felakete, Afrika ve Asya'dakilere kıyasla daha fazla ilgili gösterdiklerini tüm Amerikan televizyonların normal akışlarını keserek, kalabalık ekiplerle Haite'den aralıksız deprem yayını yaptıklarını kaydediyor. Amerika'da 30 bini sınır dışı edilmeyen kaçak göçmen olmak üzere yaklaşık bir milyon Haitili yaşıyor.
'Bankalara kriz vergisi'
Haiti'deki depremden, Amerikan Başkanı Barack Obama'nın dün açıkladığı başka bir kararın yankılarına geçiyoruz. Obama finans krizi sırasında 700 milyar doları aşan banka kurtarma programında ortaya çıkacağı tahmin edilen 117 milyar dolarlık kaybı telafi etmek için varlıkları 50 milyar doları geçen finans kuruluşlarından özel kriz vergisi alınacağını açıklamıştı.
Financial Times'a göre, bankaların çalışanlarına yüksek miktarda ikramiye dağıtmaya devam etmesini eleştiren ve vergi mükelleflerinin her centini geri alacaklarını söyleyen Obama, diğer ülkelerin de kendilerini izlemesini istiyor.
Gazeteye göre, Amerikan Hazine Bakanlığı, gelecekteki krizler için fon oluşturmak amacıyla bankalara daimi ilave vergiler getirmek yerine finans sektörünün kurtarma programının maliyetini üstlenmesi gerektiğini savunuyor ve diğer ülkelere de benzer kararlar almaları çağrısında bulunmaya hazırlanıyor.Amerikalı yetkililer, bu politikanın eşit rekabete hizmet edeceğini söylüyor.
Financial Times, ancak Amerikalı yetkililerin her ülkenin kendi planları olduğunu ve bu modeli benimsemeyebileceklerini de kabul ettiklerini vurguluyor.
Bir İngiliz yetkili, bir kez fatura çıkardıkları bankalardan yeniden para isteyemeyeceklerini belirtirken, Times gazetesi, Obama'nın açıkladığı karardan İngiliz bankalarının da etkileneceğini, Royal Bank of Scotland, HSBC ve Barclays Bank'ın toplam 10 milyar dolarlık ödeme yapmak zorunda kalabileceğini belirtiyor.
Bazı uzmanlar, kurtarma paketinin yol açtığı zarar karar karşısında bankalardan istenen paranın çok az kaldığına, bankaların bu vergiyi müşterilerine yansıtacaklarına dikkat çekiyor.
'Kopenhag zirvesi AB'nin zayıflığını gösterdi'
Financial Times'a göre, Almanya'nın enerjiden sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi adayı Günther Öttinger Aralık ayında, Kopenhag'da yapılan Birleşmiş Milletler İklim zirvesinin, uluslararası siyaset sahnesinde Avrupa'nın etkisinin ne kadar az olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Öttinger, atamasının onayı için parlamentoda yapılan oturumda, "Kopenhag zirvesi Avrupa Birliği'nin Çin gibi ülkeler karşısında Avrupa Birliği'nin dünyada sözünü geçirecek kadar büyük olmadığını gösterdi" dedi.
<span xml:lang="tr"><crosshead>'İngiltere asker gönderme siyasetini gözden geçirmeli'</crosshead> Independent'a göre,<span/>istihbarat servislerinden sorumlu parlamento komisyonun başkanı Kim Howells, İngiltere'nin dünya sahnesindeki yerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.<span/>Howell, İngiltere'nin dünyanın farklı bölgelerindeki kriz noktalarına asker gönderme siyasetini gözden geçirmesini, bu savaşlar için harcanan kaynakların, doğrudan İngiltere'yi hedef alan tehditler için kullanılmasını önerdi. <span/></span>








