23 Mayıs 2010 Basın Özeti

Yayın tarihi

İngiliz pazar gazetelerinin ortak konusu, Manchester United, Real Madrid ve Milan gibi dünyanın en önde gelen klüplerinde top koşturmuş olan İngiliz futbolcu David Beckham'ın Afganistan'daki İngiliz askeri birimlerinden birine yaptığı ziyaret.

Gazeteler, Beckham'ın Afganistan'da görev yapan askerlere moral vermeye yönelik bu ziyarette, otomatik silah başında çekilmiş fotoğrafına yer veriyor.

Ancak İngiliz ordusunun durumuna ilişkin değerlendirmeler, Beckham'lı fotoğraflardaki olumlu havayı yansıtmaktan uzak.

Independent on Sunday'e göre "beş parasız İngiltere'nin, artık Afganistan'daki rolünü sürdürecek hali kalmamış durumda".

Gazete, üst düzey bir askeri yetkiliye atfen verdiği haberde, İngiliz askerlerinin "korkutucu düzeyde ağır bir yük altında olduğunu" ve "boşu boşuna hayatlarını kaybettiğini" yazıyor.

Gazete, buna rağmen can kaybından ziyade finansal kaygılar nedeniyle asker sayısında indirime gidilebiceğini belirtiyor.

Gazetenin ismini vermediğini askeri kaynak, Amerikalıların da İngilizlerin artık pek dayanacak hali kalmadığının farkında olduğunu ancak Afgan ordusunun görevi üstlenebilecek düzeye henüz gelmemiş olduğunu ileri sürüyor.

NATO askeri başına ödül

Sunday Times da Taliban'ın öldürdükleri NATO askeri başına para ödülü aldıklarını yazıyor.

Gazeteye göre, bu ödül asker başına 200 bin Pakistan rupisi yani 1600 sterlin üzerinde...

Bu paranın kaynağı da, afyon üretenlerden alınan vergiler, toplanan haraçlar, Dubai üzerinden bölgeye para gönderen Basra Körfezi ülkeleri ve Pakistan'daki Taliban liderleri.

Bu yıl Afganistan'da 213 NATO askeri öldürüldüğünü belirten gazete, bunun 41'inin İngiliz olduğunu ve bu bilanço için Taliban'ın 350 bin sterlin civarında para ödülü aldığını kaydediyor.

Gazeteye göre, verilen ödül geçen yıl başından bu yana yaklaşık iki katına çıkmış durumda.

Gazete, NATO askeri öldürdüğünü ileri sürüp, ödülü isteyen Taliban savaşçısının doğruyu söyleyip söylemediğinin komutanları tarafından çeşitli yöntemlerle araştırıldığını da belirtiyor.

Kızıl Gömlekliler gelecekten umutlu

Sunday Telegraph, Tayland'da hükümet karşıtı protestolarıyla dünya gündemine gelen Kırmızı Gömlekliler hareketinin geleceğini değerlendiriyor.

Çoğu Tayland'ın kırsal kesiminden olan göstericilerin, başkent Bangkok'un merkezinde kurduğu kamp geçtiğimiz günlerde ordu tarafından dağıtılmış, liderlerinin çoğu teslim olmuştu.

Ancak, gazeteye göre, ordu operasyonu ardından evlerine dönen göstericiler meydan okumaya devam ediyor ve eşitlik mücadelelerinin süreceğini söylüyor.

Göstericilerin, "Bangkok'ta olanlar mücadele azmimizi daha da güçlendirdi" dediğini aktaran gazete, Kırmızı Gömleklilerin memleketlerine yenilmiş halde değil, muzaffer bir ordu havasında döndüklerini ve törenlerle karşılandıklarını aktarıyor.

Gazete, yetkililerin gelecekteki şiddet olaylarından kaygılı olduklarını belirtiyor.

Almanya'da mark nostaljisi

Önce küresel ekonomik kriz, ardından Yunanistan'ın iflas eşiğine gelmesi ve krizin diğer bazı ülkelerde de derinleşmesi ihtimali, Avrupa ortak para birimi euro'nun geleceğine ilişkin tartışmaları bir anda gündemin ön sıralarına taşıdı.

Fransız ve Alman yetkililer şu anda yaşanan sorunlar ne kadar ağır olursa olsun euro'nun ayakta kalacağını söylese de, euro projesine başından beri şüpheyle yaklaşan İngiltere'de bu para biriminin geleceği sorgulanıyor.

Observer muhabiri Kate Connolly de Berlin'den aktardığı izlenimlerde euro kaygılarının Almanlar arasında da olduğunu belirtiyor.

Gazeteye göre, "başkalarının borcunun yükü altında kalan halk, Alman markının altın çağına geri dönüş hayalleri kuruyor".

Haberde, bir zamanlar Avrupa Birliği'nin en ateşli savunucuları olan Almanların başka ulusları kurtarma operasyonları nedeniyle öfke içinde oldukları ileri sürülüyor.

Gazete, Berlinli bir modacının "zaten içimizden bir ses euro'nun hiç bir zaman mark kadar sağlam olmayacağını söylüyordu bize" dediğini aktarıyor.

33 yaşındaki modacı kendisini bir Avrupalı olarak görüp görmediği sorusuna da şu yanıtı veriyor: "tabi ki Avrupalıyım; ama herşeyden önce Almanım".