8 Haziran 2010 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinin bir çoğunda Başbakan David Cameron'ın dün ülkede ikinci dünya savaşından bu yana görülmemiş düzeydeki kesintilere hazırlama yolundaki konuşmasına ilişkin yorumlar dikkat çekiyor.

Independent, manşetinde Yunanistan, İrlanda, İspanya hatta Almanya gibi ülkelerdeki kesintilere ve alınan önlemlere yer verirken, sıra Şimdi İngiltere'ye geldi diyor. "Avrupa'nın baltacılarına katılma sırası şimdi Maliye Bakanı Osborne'da."
"Kaçınılmaz" "Acı dolu"ve "zorunlu". Osborne ve Liberal Demokratların Hazineden sorumlu bakanı Danny Alexander'ın bugün yılda belki 60 milyar sterlini bulacak kesintileri denetleyecek bir de panel kurma planlarını ilan etmeleri bekleniyor.
Bu kesintiler, mevcut kamu harcamalarının onda birine denk düşüyor. Harcamalarda derhal yapılacağı söylenen 6 milyar sterlinlik kesintiye bakıldığında, 30 bin kamu sektörü çalışanının işinden olması kaçınılmaz görünüyor.
Başyazısında da Cameron'ın açıklamalarını değerlendiren Independent, Kanada gibi başka ülkelerin ekonominin iyi dönemlerindeki deneyimlerini örnek alınarak yapılacak planlar bakanları, yanlış yere rahata sürüklememeli, yorumunu yapıyor.
İsrail'de iç soruşturma hazırlığı
Guardian gazetesi, İsrail'in Gazze'ye yardım gemisindeki ölümlere ilişkin bir iç soruşturma yürüteceğini aktarıyor.
Uluslararası bir soruşturmaya karşı çıkan İsrail, olaylara ilişkin bir iç soruşturma yürüteceğini ilan etti. Savunma Bakanı Ehud Barak, parlamentoya yaptığı açıklamada siyasi düzeyde ve güvenlik anlamında gereken dersleri çıkaracağız" diye konuştu.
Öte yandan Ehud Barak, Hamas'ın kontrolündeki Gazze Şeridi'ne yönelik ablukada yeni düzenleme yollarına baktıklarını belirtti.
Barak soruşturmanın içeriğinden bahsetmedi ancak Başbakan Netanyahu'nun iki uluslararası gözlemcinin de bulunduğu bir panel oluşturması bekleniyor.
Birinin Amerika Birleşik Devletleri'nden geleceği söylenen bu gözlemciler, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız olması yolundaki çağrılara bir taviz niteliğinde.
Financial Times gazetesi ise İsrail içinde artan eleştirilere dikkat çekerek dün İsrail gazetelerinde mektupları yayınlanan deniz kuvvetlerinde görevli 10 yedek subayın görüşlerini aktarıyor. Yardım konvoyuna yönelik saldırıyı "askeri ve siyasi bir felaket" diye niteleyen askerler, bağımsız soruşturma yolundaki çağrılara destek veriyor.
Financial Times diğer yandan Gazzelilerin ablukanın kaldırılacağı yolundaki inançlarının da giderek artmakta olduğuna işaret ediyor. Gazetenin Gazze'deki muhabiri Tobias Buck, bu iyimser bakışın özellikle Hamas'ın lider kadrosunda gözlendiğini aktarıyor.
Hamas'ın dışişleri bakan yardımcısı Ahmed Yusuf, "Biz bunun, İsrail yaptırımlarının sonunun başlangıcı olduğuna inanıyoruz" diye konuştu.
Yusuf, "İsrail, herkesin ırk ayrımcılığının yanlış olduğuna inandığı seksenli yıllarda aynı Güney Afrika'nın yaptığı gibi kendi kendisini tecrit ediyor" yorumunu yaptı.
İlticacı çocukları sınırdışı planları
Guardian gazetesinin manşeti: İngiltere sığınma hakkı arayan çocukları sınırdışı etmeye hazırlanıyor. Gazete, İngiltere hükümetinin, Afganistan'ın başkenti Kabil'de 4 milyon sterlin harcayarak bir topluma kazandırma merkezi kuracağını ve bu sayede velisi olmayan çocuk sığınmacıları geri gönderebileceğini yazıyor.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre İngiltere'de 4 bin 200'den fazla velisi olmayan çocuk sığınmacı bulunuyor. Bu çocuklar genellikle sosyal bakım evlerinin yardımına muhtaç. Afganistan ise en fazla sayıda çocuk sığınmacının geldiği ülke. İngiltere'nin planları, Avrupa genelinde çocuk sığınmacıların Afganistan'a gönderilmelerine yönelik daha geniş kapsamlı bir planın parçası. Norveç, hâlihazırda Kabil'de bu tür bir merkez açacağını söyleyen ülkelerden biri. İsveç, Danimarka ve Hollanda da Afgan çocukları Kabil'e geri gönderme hazırlığında.
Cezavlerinde Müslüman artışı
Times gazetesinin manşetinde İngiltere'deki hapishanelerde din değiştirerek Müslümanlığı seçenlerin sayısında artış yaşandığına ilişkin bir haber dikkat çekiyor. Habere göre mahkûmlar, güçlü Müslüman çetelerden korunmak ve sadece Müslümanlara tanınan bazı cezaevi ikramiyelerinden yararlanabilmek için İslam dinine geçiyor. Cezaevlerinin denetiminden sorumlu baş yetkili Anne Owers'ın verdiği bilgiye göre doksanlı yılların yarısından bu yana Müslüman mahkûmların oranı yüzde 5'ten yüzde 11'e yükseldi. Ancak bu konuda hazırlanan raporda çok sayıda önemli terörist yakalanmış olsa da, terörizmle suçlanan Müslüman mahkûmların sayısının az olduğuna, bu oranın, 100'de 1'den daha az olduğuna işaret ediliyor. Rapor, 85 cezaevi denetim raporuna ve sekiz cezaevinden 164 Müslüman tutukluyla yapılan mülakatlara dayanıyor.
Gözaltı süresi mercek altında
Daily Telegraph gazetesinde İngiltere'de terörizm suçlarından gözaltı süresinin 28 günden 14'e indirilmesi yönelik planlara ilişkin bir haber yer alıyor. Muhafazakâr Parti ile Liberal Demokratlardan Kurulu koalisyon, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 11 Eylül ve İngiltere'de 7 Temmuz saldırılarından sonra uygulanmaya başlanan terörle mücadele yasasını incelemekle meşgul. Bireylerin herhangi bir suçlamada bulunulmaksızın 28 gün süreyle gözaltında tutulmalarını öngören yasa, İşçi Partisi döneminde değiştirilmek istenmiş ancak 28 günü 42'ye hatta 90 güne çıkarma teklifi reddedilmişti.
Dolayısıyla bu teklifin, Koalisyon için gerginlik yaratabileceği belirtiliyor.
Mükemmel penaltının sırrı
Independent gazetesi bilim adamlarının, mükemmel bir penaltının formülünü bulduklarını aktarıyor okuyucularına. Bilim adamlarının Dünya Kupası öncesinde İngiltere milli takımı oyuncularına bazı tavsiyeleri var. Mükemmel bir penaltı için, kaleciyi görmezden gelin, topu atmak istediğiniz bir nokta seçin ve buna göre tabi tercihen düşmeden - topa vurun!
Bu bilindik bir tavsiye gibi dursa da yapılan bir araştırmaya göre sinirlerin hayli gergin olduğu penaltı ortamında futbolcular, kaleciye normalde olduğundan daha fazla bakıyorlar. Bu da dikkatlerinin dağılmasına yol açabiliyor ve istemeden topu kalecinin kucağına atmalarına dahi yol açabiliyor. Bu nedenle uzmanların tavsiyesi gayet basit: bir nokta belirleyin, kaleciyi unutun ve orayı hedef alın.








