4 Temmuz 2010 Basın Özeti

Yayın tarihi

Observer gazetesi manşetinden duyurduğu haberinde İngiltere'de koalisyon hükümetinin kamudaki kesintilerinin yüzde 40'a ulaşabileceğine dikkat çekiyor.

Habere göre, Maliye Bakanlığı sağlık ve uluslararası kalkınma bakanlıkları dışındaki bütün hükümet birimlerine yüzde 40 kesinti öngörecek şekilde yeni bütçe planlamalarına yönelmeleri çağrısı yapmış.

Hükümet ayrıca bakanlıklardan maaşlar dışındaki harcamalarında yapacakları tasarrufu da iki ayrı senaryo çerçevesinde hazırlamalarını istiyor.

İlk senaryo idari harcamalarda kesintinin yüzde 33, ikinci senaryo ise kesintinin yüzde 50 civarında olmasını öngörüyor.

Observer'ın haberinde görüşlerine yer verilen bir Maliye Bakanlığı yetkilisi, rekor düzeydeki bütçe açığını azaltmakta kararlı olduklarını, açığı azaltarak faiz oranlarını düşük düzeyde tutabileceklerini düşündüklerini söylüyor.

Gazete öte yandan yüzde 40 kesinti hedefinin taktiksel bir boyutu olabileceğine de dikkat çekerek, hükümetin yüksek hedeflerle en kötüsüne hazırladığı kamuoyunun daha düşük ama yine de vahim boyutlara ulaşabilecek kesinti oranlarının yaratacağı şoku hafifletmeyi umduğunu kaydediyor.

Rus casus skandalı İngiltere'ye mi sıçradı?

Amerika Birleşik Devletleri'nde hafta içi patlayan ''Rus casuslar soruşturması''nın İngiltere'ye sıçradığına ilişkin haberler bugün pazar gazetelerinin manşetlerinde yer alan başlıklardan.

Sunday Times, İngiltere iç istihbarat servisi MI5'in ülkede yasadışı olarak bulunan 20 Rus ajanın peşinde olduğunu yazıyor. ''Uyuyan ajanlar'' olarak nitelenen bu kişilerle ilgili araştırmalarda kilit ismin, ABD'deki soruşturmada tutuklanan 28 yaşındaki Anna Chapman olduğu kaydediliyor.

MI5'in Chapman'ın İngiltere'de de bir casus ağı oluşturduğundan kuşkulandığına dikkat çeken Sunday Times, söz konusu kişilerin Rusya Büyükelçiliği'nde diplomat olarak çalıştıklarının düşünülmediğini, bunların sıradan kişiler olmasının beklenebileceğini kaydediyor.

İngiliz istihbaratçılar, Rusya Büyükelçiliği'nde diplomatların yarısının -35 civarında- istihbarat görevlisi olduğu düşüncesinde.

Sunday Telegraph ise, MI5'ın eski başkanı Stella Rimington'la yaptığı mülakata yer verdiği haberinde, Rusların İngiltere'de hala aktif olduklarını öne sürdüğünü aktarıyor.

Rimington, büyük ve iyi kaynaklarla donanmış Rus istihbarat topluluğunun İngiltere'nin ekonomik ve güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturduğunu söylüyor.

BM'nin kadın hamlesi

Independent on Sunday'in manşetinde ise Birleşmiş Milletler'in sonunda kadınlar arasında küresel eşitsizliklerle mücadele için 500 milyon dolar kaynak aktarılan bir yapı oluşturduğuna işlişkin bir haber var. ''Dünyanın bütün kadınları birleşin'' başlıklı haberde, tecavüz, kadın sünneti, çocuk ölümleri ve sağlık başlıklarının öncelikler arasında olduğu kaydediliyor.

Tanrı'nın elinin yeni sahibi

Observer'ın manşetindeki bir diğer haber ise Dünya Kupası finallerinden...

Maradona'nın sıkıntılı bir fotoğrafı, ''Dünya Kupası'na ezici bir yenilgiyle veda etti; 'Tanrı'nın eli simgesi'ni de kaybetti'' başlığıyla duyurduğu haberinde Observer, Almanya'ya 4-0 yenilerek turnuvaya veda eden Arjantin Teknik Direktörü'nün İngiltere'ye eliyle attığı golün ardından kullandığı ''Tanrı'nın eliydi'' ifadesinin Uruguay'ın golcüsü Suzarez'in açıklamalarının gölgesine gerilediğine dikkat çekiyor.

Gana maçının son dakikalarında çizgiden eliyle topu çıkaran ve kırmızı kartla oyundan atılan Suarez, bu hareketinin Uruguay'ı elenmekten kurtarmasının ardından ''Artık Tanrı'nın eli benim oldu. Turnuvanın kurtarışını yaptım'' demişti.