17 Ekim 2010 Basın Özeti

Yayın tarihi

Sunday Times, 2018'deki Dünya Kupası finallerine kimin evsahipliği yapacağının belirleneceği olylama öncesi bir usülsüzlük iddiasını manşetine taşıyor.

İngiltere gazeteleri

Habere göre, FIFA'nın kararı verecek icra komitesinin 24 üyesinden biri, 800 bin dolar karşılığında kendisinden istendiği şekilde oy kullanma vaadinde bulunmuş.

Skandalı ortaya çıkaran gazetenin özel araştırma ekibi oldu.

Uzunca bir süre aday olarak kampanya yürüten ABD adına lobi faaliyetlerinde bulunan bir grup kılığına giren gazetecilerle buluşan İcra Komitesi'nin Nijeryalı üyesi Amos Adamu yarısı peşin olmak üzere 800 bin dolar talep etti.

Kendisine kişisel olarak ödenecek paranın karşılığında da ABD lehine oy kullanma vaadinde bulunan Adamu, parayı Nijerya'da spor tesisi inşaası için istediğini söylüyor.

Okyanusya Futbol Konfederasyonu Başkanı Reynald Temarii de, spor akademisi inşaası için 2 milyon dolardan fazla bir katkı istiyor.

Sunday Times, hem aktif olarak görevde olan hem de eski altı FIFA üst düzey yetkilisinin dünya kupası kampanyalarına aracı olmak için muhabirlerine teklifte bulunduklarını, söz konusu kişilerin icra komitesi üyelerine büyük miktarda rüşvet ödemekten bahsettiklerini söylüyor.

Fransa grevleri ve 68 olayları

Fransa'da salı gününden bu yana düzenlenen grev ve gerçekleştirilen protesto gösterilerini irdeleyen Observer yazarı Lizzy Davies, ''68 olaylarına benziyor, ama şimdiki daha farklı'' diyor. Son bir ayda beşinci eylemde katılımın kartopu gibi büyüdüğüne dikkat çeken Observer yazarı, öğrencilerin katılımıyla okulların kapandığını, uçuşların iptal edildiğini, rafinerilerde üretimin durduğunu ve ulaşımın aksadığını kaydediyor.

Davies'e göre, gelecek yedi gün çok önemli. Tepkilerin odağındaki reform paketi son oylama için çarşamba günü Senato gündeminde olacak. Muhtemelen de onaylanacak. Ancak hükümet üzerindeki baskı artıyor. Sosyolog Michale Fize, yeni bir Mayıs 1968'in yaşanabileceğini, şimdiki durumun benzediğini söylüyor. Belki de büyük bir toplumsal hareket doğmakta.

Davies, yaşananların bu tahminleri doğru çıkaracak şiddette olmadığını ve barikat savaşlarının yaşanmadığını kaydediyor. Ama hareketi küçümsemenin hata olacağını zira, Sarkozy'nin cumhurbaşkanlığa seçilmesinden bu yana en şiddetli muhalefetle karşı karşıya olduğunu da ekliyor.

İngiltere'de gıda israfı

Independent on Sunday, İngiltere'de lokantalarda gıda israfının ulaştığı boyutları içeren bir araştırmayı duyuruyor okurlarına.

Her yıl 600 bin ton gıdanın restoranlarda çöpe gittiğini kaydeden gazete, ''bu da dışarıda yemek yiyen kişi başına yarım kilo yemeğin israf edilmesi anlamına geliyor'' diyor.

Gazete, israf edilen yemeklerin üçte biri müşterinin tabağından olduğuna dikkat çekerek, bu verinin İngiltere'de restoranların Amerika Birleşik Devletleri'ndekiler gibi porsiyonları ihtiyaçtan fazla büyüklükte servis ettikleri kuşkusu doğurduğuna işaret ediyor.

SRA adlı yeni bir lokantacılar birliği tarafından yaptırılan araştırma gıda israfının geri kalanının büyük kısmının da yemeğin hazırlanması sürecinde yaşandığını ortaya koyuyor.

Independent on Sunday, israf sorunun son dönemde sıkça tartışılan bir konu haline geldiğine dikkat çekerek, İngiliz ailelerin yılda yaklaşık 20 milyar sterlin değerinde yaklaşık 12 milyon gıda malzemesini çöpe attıklarını kaydediyor.

Bazı uzmanlar israfın en önemli nedenlerinden birinin süpermarketlerin tüketicileri ihtiyaçlarından fazla satın almaya yönelten birini alana ikincisi bedava kampanyalarının olduğunu söylüyor.

Bu nedenle süpermarketler bu uygulamayı bırakmaları baskısı altında.

BBC Türkçe'nin İngiltere gazetelerinden derlediği basın özetini, hafta içi her sabah Türkiye saatiyle 08.40'ta NTV ekranından izleyebilir, ayrıca gün boyunca internet sayfamızda bulabilirsiniz. Adresimiz: bbctürkçe.com