16 Kasım 2010 Basın Özeti

Yayın tarihi

Guardian, bu sabah İrlanda'nın Avrupa Birliği'nin ''kurtarma paketi almayı kabul etmezse bir krizi tetikleyeceği'' uyarısına hedef olduğunu manşetinde duyuruyor okurlarına.

Habere göre, Dublin'e harekete geçmesi için 24 saati olduğu anımsatılmış.

Financial Times da, bankacılık sektörünün borçları nedeniyle zor durumda olduğu söylenen İrlanda'nın yanısıra Portekiz'in de AB ve IMF'nin kurtarma paketlerine muhtaç olabileceğini kaydediyor.

Daily Telegraph ise, Avrupa'nın kırılgan ekonomilerinden İrlanda ve Portekiz'in karşı karşıya kaldığı mali sorunların ''euroyu eşi benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıya'' bıraktığı görüşünde.

Independent da, ''İrlanda uçurumun eşiğinde'' manşetiyle çıkmış bu sabah.

Times, İrlanda'nın kurtarma paketine yönelmede gönülsüz davranmasının iki nedeni olduğuna dikkat çekiyor:

''Birincisi, Dublin'in gelecek yılın ortasına kadar yetecek kaynağa sahip olması. İkincisi neden ise, İrlanda hükümetinin, özellikle Fransa ve Almanya gibi AB'nin büyük ülkelerinin 'verecekleri borç karşılığında siyasi ve ekonomik koşullar dayatması ihtimali.''

İrlanda, zor kazandığı egemenliğini teslim etmeye niyetli olmadığında ısrarlı.

Guardian, başyazısında yer verdiği değerlendirmede, İrlanda'nın direnme şansını pek yüksek görmüyor:

''Vergileri arttırmak zorunda kalacağı neredeyse kesin. Özellikle de, yüzde 12.5 civarında olan ve Google gibi dev şirketler için İrlanda'yı çekici yatırım merkezi haline getiren düşük düzeydeki kurumlar vergisinde artış kaçınılmaz gibi. İrlanda hükümeti, aslında uzun zaman önce kaybettiği bir şeyi, ekonomisi üzerindeki egemenliğini korumak için savaşıyor.''

''İrlanda'da patlayacak konut kredisi krizi emlak piyasasındaki düşüşle birleşirse, geçen yıl İzlanda'da yaşananlarla karşılaştırıldığında çok şiddetli sonuçlara neden olabilir.''

Bir zamanlar ''neoliberal ideolojinin rüya modeli'' olarak görülen İrlanda'da ulusal tutkunun, yeni kuşak İrlandalıların iş bulmak için ülke dışına çıkmaya başlamasıyla ölmekte olduğunu kaydeden Guardian, ''İrlanda halkı bunun sorumlularından hesap sormalı ve doğru sonuçları çıkarmalı: O da, ekonomilerinin bir daha hayaller üzerine kurulmaması olmalı'' diyor.

Brad Pitt madencilerin öyküsüne talip

Independent, Şili'de 69 gün yer altında mahsur kalan madencilerin öyküsünü beyazperdeye aktarmaya talipli olanlar arasında aktör Brad Pitt'in de bulunduğunu yazıyor bu sabah.

''Mahsur kalmalarına ilişkin dram, kurtarılmaları ve aşk yaşamları milyonlarca kişiyi televizyonlarının başına toplamıştı'' diyor Independent ve şöyle devam ediyor:

''Madencilerin avukatı, Brad Pitt'in B Planı adlı şirketinin kendilerine bir teklif yaptığını doğruladı. Bir diğer ayrıntı da, madencilerin bazılarının da filmde rol alma ihtimalleri olduğu yolunda. Pitt'in bu film için kameranın karşısına geçip geçmeyeceği ise bilinmiyor.''

''Öte yandan, madenciler sadece film değil, kitap ve diğer ürünlerden elde edilecek gelirlerin kendi aralarında eşit dağılmasını sağlamak için bir şirket kurmaya da çalışıyorlarmış. Avukatları, madencilerin avukatı, kurtarma operasyonunun başarıyla sonuçlandığı 13 Ekim'den bu yana her gün çok sayıda, film, kitap ve televizyon programı teklifi aldıklarını da söylüyor.''

İsrail'le yeni Kurtlar Vadisi krizi kapıda

Independent, bir başka filmle ilgili bir habere de yer veriyor sayfalarında. Kurtlar Vadisi - Filistin'in tanıtım filmlerinin sinemalarda yayınlanmaya başladığı hatırlatılan Ankara mahreçli haberde, süper kahraman, Türk James Bond'u Polat Alemdar'ın bu kez Mavi Marmara'ya düzenlenen baskın emrini veren İsrailli komutanın peşine düştüğünü anımsatıyor.

Polat Alemdar'ın İsrailli bir yetkiliyle diyaloğu sırasında, ''vaadedilmiş topraklardan'' söz edilmesi üzerine, ''Bu toprakların neresi size vaadedildi bilmiyorum, ama ben size toprağın altını vaadediyorum'' sözleri aktarılan haberde, İsrail dışişleri bakanlığının tanıtım filmiyle ilgili bir değerlendirme yapmadığı, sertlik yanlısı muhalefet partisi Ulusal Birlik'ten milletvekili Arieh Eldad'ın, ''Türkiye, İran'ın yolundan gidiyor. Bir zamanlar İran da İsrail'in bir dostuydu, şimdi en azılı düşmanı'' sözleri yer alıyor.

Haberde, ocak sonunda vizyona girecek filmin İsrail ile Türkiye arasındaki gergin ilişkileri daha da kötüleştirebileceğine dikkat çekiliyor.

Çok-kültürlü golcü: Mesut Özil

Guardian, Avrupa genelinde giderek yayılan göçmen karşıtı hareketler ve bunlarla mücadeleye girişen siyasi partilere ilişkin bir dizinin yayınına başlamış bu sabah.

Dosyanda yer alan haberlerden birinde de Mesut Özil'in başarı öyküsü var.

''Türk göçmenlerin kahramanı'' olarak nitelenen Özil'in Almanların çokkültürlülüğe atfen ''çok kültürlü golcü'' diye tanımladıkları kaydedilen haberde, Mesut Özil'in Alman milli takımla dünya futbolu sahnesine çıktıktan sonra bu denli başarı gösteren göçmen kökenli ilk futbolcu olduğunun altı çiziliyor.

Özil'in yetiştiği Bismarck kasabasında 69 yaşındaki Duran Uzunur'un da görüşlerine yer veriliyor:

''36 yıl önce geldiğimde herkes bize kucak açtı, çünkü iş vardı. Şimdi ise, fabrikaların kapanması, şirketlerin ülke dışına taşınmasından sonra da fırsatlar azalınca bizim gençlerimiz yük olarak görülüyor. Çoğunun da umudu yok'' diyor 69 yaşındaki gurbetçi.

Aşırı sağ NDP ise, göçmenlerin başarı öyküsünün önde gelen örneği olarak gösterilen Özil'i ''plastik, sahte Alman'' olarak niteliyor.

Ama diyor Guardian, Özil'in başarısının gölgesinde kalan gerçek, yeterince entegre olamamış, başarılı olamayan göçmen aile ve çocukların işsiz ve devlete bağımlı olduğu bir tablonun da bulunduğunu hatırlatıyor.

Başbakan Angela Merkel'in geçen ay yaptığı bir konuşmada dile getirdiği ''çokkültürlülük projesinin başarısız olduğu'' açıklamasını anımsatan Guardian, Gelsenkirchen kentinde ortaokul öğretmeni, yazar Betül Durmaz'ın bu açıklamaları ''politikacıların nihayet sahte rüyadan uyanmaları'' olarak değerlendiren sözlerini aktarıyor haberinde.