20 Kasım 2010 Basın Özeti

Yayın tarihi

Independent on Sunday, Papa 16. Benediktus'un Katolik kilisesinin prezervatif kullanımına ilişkin muhalefetini yumuşattığına işaret eden açıklamasını taşımış sayfalarına.

Papa, dün yaptığı açıklamada prezervatif kullanımının bazı durumlarda meşru olabileceğini söyledi.

Örnek olarak erkek fahişelerin AIDS hastalığının yayılmasının önlenmesi için prezervatif kullanabileceklerini kaydeden Papa 16. Benediktus, özellikle hastalıkların önelenmesi gibi 'doğum kontrol' amaçlı olmayan kullanımlaardan söz ediyor.

Kilise, uzun yıllardır prezervatif kullanımına karşı tavrını değiştirmemekte ısrar etmiş, bu tavır da dünyanın AİDS krizi yaşadığı dönemde büyük tepkiye hedef olmuştu.

Papa, geçen yıl Afrika ziyareti sırasında yaptığı açıklamada prezervatifin AİDS sorununu çözmek bir yana daha da ağırlaştıracağını öne sürmüştü.

Bu açıklamalar ise, Batılı hükümetler, uluslararası örgütler ve bilimadamları tarafından 'sorumsuzca ve tehlikeli' olarak nitelenmişti.

'Kral, babası değil William olmalı'

Sunday Times haftabaşında gündeme düşen Kraliyet nişanına ilişkin haberin kamuoyundaki yansımalarını irdeleyen bir haberi manşetine taşımış.

Habere göre, kamuoyu Prens William'ın Kraliçe Elizabeth'ten sonra boşalacak Kraliyet tahtının varisi olmasından yana.

Aslında sıra babası Prens Charles'ta.

Ama ankete katılanların yalnızca yüzde 15'i Charles'in kral olması fikrine destek verirken, yüzde 56'sı geçen hafta kız arkadaşı Kate Middleton'la evleneceğini açıklayan Prens William'ın kral olmasını destekliyor.

Katılımcıların yüzde 44'ü Kraliçe'nin ölümünden sonra babasının değil, William'ın kral olmasını desteklerken, yüzde 37'si bu fikre karşı.

Anketin sonuçları tahtta kuşak atlanarak bir yenilenme oluşacağı yönündeki varolan fikrin yaygınlaşmakta olduğu ortaya koyuyor.

Öte yandan anketin katılımcılarına William'ın aristokrasi ya da Kraliyet ailesi mensubu olmayan Kate Middleton'la evliliğini nasıl buldukları da soruldu.

Katılımcıların yüzde 60'tan fazlası William'ın avamdan biriyle evlenmesinin monarlşinin modern dünyayla daha uyumlu hale gelmesini sağlayacağı görüşünü destekledi.

Cantona'dan devrim reçetesi

Observer, Manchester United'ın eski yıldızı Eric Cantona'nın ''ekonomik ve sosyal devrim çağrısını'' geniş şekilde irdeliyor.

Gazete, Avrupa'da sokaklara çıkmaya hazırlanan öğrenciler ve kamu çalışanlarına Cantona'nın daha gelişmiş eylem tavsiyelerinde bulunduğunu aktarıyor.

İngiltere'de futbol oynadığı dönemde 1995'te bir rakip taraftarın ırkçı tepkisine tekmeyle yanıt verdiği için dokuz ay futbol oynama cezası alan Cantona, eylemcilere bankaları hedef alın diyor.

Fransa'da yayınlanan bir gazete için filme de alınan bir mülakat veren yıldız, döviz, pankart ve sloganlarla düzenlenen eylemleri ''modası geçmiş'' olarak niteliyor.

''Bunun yerine'' diyor Canton, ''bankalardan paralarını çekerek ekonomik ve toplumsal devrim gerçekleştirilebilir.''

Cantona şu görüşleri dile getirdi:

''Çevremizde bu kadar sefalet varken mutlu olamayız. Yapılması gereken şeyler var. Bugünlerde sokaklarda olmanın, gösteri yapmanın anlamı nedir? Böyle yaparak kendiniz kandırırsınız. Devrimi başlatmak için elimize silah alıp öldürmeye de başlayamayız. Devrim gerçekten çok kolay bugünlerde. Sistem ne? Sistem bankaların iktidarı üzerine kurulmuş, o zaman bu sistem bankalar üzerinde imha edilmeli.''

''Bu da üç milyon insanın ellerinde pankartlarla sokağa çıkıp, doğru bankalara giderek paralarını çekmesi, bankaların da çökmesidir. Üç milyon, on milyon insan, bankalar çöker, ortada bir tehdit de yok, kan da. Alın size devrim.''

Planın çok karmaşık olmadığınıve birilerinin kulak vermek zorunda kalacaklarını kaydeden Canton, ''Sendikalara zaman zaman bizlerin tavsiyelerde bulunması gerekir'' dedi.

Observer, Cantona'nın çağrısının ilgi gördüğünü ve hızla yayılmaya başladığını belirterek, video kaydının youtube'da bir anda 40 bin kişi tarafından izlendiğini yazdı.

Habere göre, ''bankaları durdurun'' adlı bir grup da 7 Aralık'ta bankalardan paraların çekilmesi için kampanya başlattı.

Şimdiye kadar Fransa'da 14 bin kişinin paralarını bankalardan çekme taahhünde bulundukları da haberdeki ayrıntılardan.

Facebook'ta da ilgi gören kampanya İngiltere'ye de yayıldı.

Fransa Bankalar Federasyonu Başkanı ise, çağrıyı ''aptalca bulduğunu'' söyledi ve hırsızlara ve kara para aklayıcılara davetiye çıkarmak anlamına geldiğini öne sürdü.

40 bin sterlin maaş şartı

Sunday Telegraph, İngiltere'de hükümetin göçmen politikasıyla ilgili değerlendirdiği planlarına ilişkin bir habere yer veriyor sayfalarında.

Haftaboyunca sızan haberlerde Avrupa Birliği dışından gelecek göçmenlerin sayısının yarı yarıya azaltılması seçeneğinden söz edilmiş, bu plan yaşama geçirilirse en ağır darbenin yabancı öğrencilere vurulacağı kaydedilmişti.

Bu hafta açıklanacak planlar kapsamında hükümetin AB dışından İngiltere'ye çalışma vizesiyle giriş yapmak isteyenlerin çalışacakları firmadan en az 40 bin sterlin, yaklaşık 60 bin dolar yıllık gelir elde edeceklerini belgelemeleri gerekecek.

Böylece, ödeyecekleri vergi de yüzde 40 civarında olacak.