Hatoyama'dan 'insan odaklı toplum' sözü
Japonya'da parlamento, iki hafta önceki seçimlerde ezici zafer elde eden Demokratik Parti lideri Yokio Hatoyama'yı resmen başbakan ilan etti.

Görevi devralan Hatoyama da, ''insan odaklı bir toplum'' yaratma vaadinde bulunurken, ''hızlı ekonomik iyileşme'' sağlayacaklarını ve Washington'la güçlü ilişkiye sahip olacaklarını söyledi.
Hatoyama'nın lideri olduğu Demokratik Parti, ülkede 50 yıldan fazladır sıklıkla iktidarda olan Liberal Parti'yi bozguna uğratmıştı.
Seçimleri kaybeden Başbakan Taro Aso ve tüm kabinesi istifalarını sunarak Hatoyama'nın merkez sol hükümetinin iktidarı için yolu açmıştı.
BBC Tokyo Muhabiri Roland Buerk, bunun, Japonya'da ender rastlanan türde bir geçiş olduğunu söylüyor.
Hatoyama'nın açıkladığı kabinede partinin eski lideri Katsuya Okada dışişleri bakanlığına, bürokrat kökenli bir siyasetçi olan Hirohisa Fujii de maliye bakanlığına getirildi.
Japonya'nın yeni başbakanı, ''insanların ceplerindeki paranın mümkün olan en kısa zamanda arttığını hissetmelerini istiyorum'' dedi.
Sosyal güvenlik harcamalarını arttıracaklarını, kamu israfını azaltacaklarını ve bürokrasiyi zayıflatacağı vaadinde bulunan Hatoyama, ''Bürokratların kontrol etmediği bir bir siyaset uygulama zamanı gelmiştir'' dedi.
Hatoyama, dış politikada Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkilerin öncelikleri arasında olduğunu belirterek, ''Japonya'nın daha aktif olduğu, görüşlerimizi daha açık ifade ettiğimiz bir ilişkiye sahip olmak istediklerini'' söyledi.
Hatoyama, Japonya'daki Amerikan askerlerinin sayısının gözden geçirilmesi politikalarında da herhangi bir değişim olmadığının altını çizdi.
Büyük bozgun
Yokio Hatoyama, kendi ifadesiyle, eski düzenin, bürokratların, büyük işletmelerin ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ülkede hakim siyasi güç olan Liberal Demokrat Parti'nin sahip olduğu iktidarı yıkma vaadiyle seçimi kazanmıştı.
Japonya Demokratik Partisi, sosyal güvenliği artırma sözü veriyor.
Ancak bunun nasıl finanse edileceği hakkında çok fazla açıklama yapmadı.
Muhabirimiz Roland Buerk, Japonya'nın ekonomisi iyi durumda olmadığını, ülkenin nüfusunun ise hem yaşlandığını hem de azaldığını söylüyor.
Hatoyama'nın bir başka vaadi de, Amerika Birleşik Devletleri'yle kurulan ilişkilerde Japon çıkarlarının daha sıkı savunulması.
Ancak kamuoyu yoklamaları pek çok kişinin bu partiye oy verme nedeninin, izleyeceği politikalardan çok değişim isteği olduğuna işaret ediyor.
İklim vaatleri
Japonya Başbakanı, ayrıca geçtiğimiz günlerde küresel ısınmayla mücadelede de büyük vaatlerde bulundu.
Hatoyama, sera etkisine yol açan gaz salımlarını 2020'den itibaren 1990 seviyesinin yüzde 25 altına çekmeyi vaat etti.
Hatoyama'nın selefi Taro Aso, sadece yüzde 8'lik bir kesinti vaat etmişti.
Hatoyama ise öngördüğü kesintinin Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak iklim konferansında diğer ülkelerle hedefler üzerinde anlaşma sağlanmasına bağlı olduğunu kaydetti ve "Orta vadeli hedefler kapsamında, 2020'ten itibaren gaz salımlarını 1990 seviyesinin yüzde 25 altına çekmeyi amaçlıyoruz, bu bilimin küresel ısınmayı durdurabilmek için belirlediği seviyeye dayanmaktadır" diye konuştu.
Japonya, dünyanın ikinci büyük ekonomisi; aynı zamanda sera etkisine yol açan gaz salımlarının en fazla üreten beşinci ülke.
Bu nedenle küresel ısınmaya en fazla sebep olan ülkelerin arasında kabul ediliyor.
Bununla beraber Hatoyama'nın planları şimdiden Japonya'daki iş çevrelerinin tepkisini çekmiş görünüyor.








