Analiz: Kırgızistan'daki etnik çatışmalar

Yedi nisan günü bir ayaklanma ile iktidarın devrildiği, yerine geçici bir hükümetin kurulduğu Kırgızistan, iki ay sonra, bu kez daha geniş çaplı şiddet olaylarına sahne oluyor.
Geçen hafta patlak veren şiddet olayları, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından bu yana etnik gruplar arasında çıkan çatışmaların, en şiddetlilerinden biri halini almış durumda.
Ancak, bu kez, taraflar, siyasi tutumlarından çok etnik kimlikleri üzerinden ayrılıyor.
Başkaldırıyı takip eden haftalarda da küçük çaplı etnik çatışmalar baş göstermiş, ülkedeki Ahıska Türklerine ve Kürtlere karşı saldırılar yaşanmıştı.
Kırgız toplumunu bölen hatlar

Kırgızistan'daki birliği ve bütünlüğü kesen birden fazla hat var. Ekonomik, siyasi, etnik ve coğrafi hatlar bunlar.
Devrilen yönetimin lideri Kurmanbek Bakiyev, ülkenin güneyinden gelmişti, yönetimi devirip yerine geçenler ise çoğunlukla ekonomik olarak daha gelişmiş olan ve güneyden iki sıradağ duvarı ile ayrılan kuzeyden.
Bütün bunları alt alta sıraladığınızda ise, çatışmalara yol açabilecek pek çok gerginlik hattını tespit etmek mümkün.
Bu resmi daha da karmaşık hale getiren ise yeni kurulan hükümetin tam bir birlik görüntüsü verememesi.
Ayrıca polis ve ordu gibi kurumların da hükümete tam bir bağlılık sergilememesi de çatışmaların durdurulması önünde engel.
Kimi yerlerde, güvenlik güçlerinin olaylara ya seyirci kaldığı ya da silahlı Kırgız çeteleriyle birlikte olaylara katıldıkları iddia ediliyor.
Kırgızistan krizinin orta asyaya yayılma riski

Ülkeden ayrılan onbinlerce Özbek kökenli Kırgız, komşu Özbekistan'a sığınıyor.
Dolayısıyla Özbekistan, en azından mülteciler üzerinden, Kırgızistan'daki soruna dahil olmuş durumda. Fakat, krizin etkilerinin orta asya çapında yayılmasından da endişe ediliyor.
Dünyada hem Rus, hem de Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapan tek ülke Kırgızistan.
Bu nedenle, ülkedeki durum, hem Moskova'da hem de Washington'da kaygıyla izleniyor.
Amerika ve Rusya arasında, eskiden Sovyetler Birliği'nin parçası olan Kırgızistan üzerinde nüfuz oluşturmak için sürdürülen rekabet, yerini kimi zaman, ülkede istikrarı yeniden tesis etmek için işbirliğine bıraktığı görülebiliyor.
Rusya'ya, müdahale et çağrısı
Kırgızistan'da devrilen hükümetin yerine kurulan geçici yönetimin lideri Roza Otunbayeva, ülkede istikrarın sağlanabilmesi için dış müdahalenin gerekli olduğunu savunup, Rusya'dan müdahale talebini yineledi.
Rusya, önceki günlerde, geçici Kırgızistan yönetiminin barış gücü askeri gönderme talebini reddetmiş, buna ancak eski Sovyetler Birliği sınırları içindeki ülkeleri barındıran, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne danışması gerektiğini söylemişti.

Bu toplantının sonuçlarının ise önümüzdeki saatlerde ortaya çıkması bekleniyor. BBC'nin Orta Asya Bölümü Başkanı Hamid İsmailov, Kırgizistan'daki çatışmanın orta asya düzeyinde bir krize yol açabileceği görüşünde.
Tarihsel arka plan
İsmailov, tarihte Özbeklerin tarımla, Kırgızlar’ın ise hayvancılıkla uğraşan topluluklar olageldiklerini, ancak, Sovyetler Birliği ile birlikte bu ayrımın sona erip toplulukların yaptıkları işler birbirine karıştığını söylüyor.
Bunun sonucunda, suya, toprağa ve kentlerde konuta erişim konusunda baskı arttı, İsmailov’a göre.
Tarihsel olarak varolan bu sorunların dışında, uyuşturucu ticaretinin çapının büyüklüğü ve suç çetelerinin gücü de önemli ve pek değinilmeyen bir sorun.
Bölgeden gelen haberler, her iki tarafa da ateş açıp sonra ortadan kaybolan suç çetelerinin olduğuna işaret ediyor.
Gerginlikler, bu suç örgütleri de dahil olmak üzere, bir dizi faktörün biraraya gelmesiyle ortaya patlama noktasına geldi.
Bu olaylar, genel anlamda, Kırgızistan'daki yeni hükümetin güçsüzlüğüne işaret ediyor aslında. Yalnızca hükümetin de değil, ordunun ve güvenlik güçlerinin yeterli olmadığının da bir göstergesi.
Karışıklık için üç-beş bin kişinin çabası yeterli
Üstelik güvenlik güçleri, yetersizliklerinin yanı sıra, hükümetin aldığı adımları sabote ediyor.
Gözlemciler, bu tip olayları yaratmak için üç beş bin kişilik bir güç bile yeterli diyor.

Dolayısıyla, üç beş bin kişi, şimdilik Kırgızistan'ı ve belki gelecekte orta asyayı krize götürecek gelişmeleri tetikleyebiliyor.
'Çatışmaların tek ekseni etnisite değil'
Manchester Üniversitesi araştırmacılarından Moskova'da bulunan Madeleine Reevez çatışmaların salt etnik şiddet olarak adlandırılmasının doğru olmadığını savunuyor.
Reevez’e gore, çatışmalar daha çok etnik bölünmeler üzerinden yaşanıyor. Ancak Oş'un farklı etnik grupları birarada barındıran oldukça karışık bir kent olduğu unutulmamalı.
Çatışmaların patlak vermesinin bazı siyasi olaylar sonucu olduğunu söyleyen Reevez’e göre çatışmaları başlatan, etnik gerilimlerden ziyade eski Cumhurbaşkanı Bakiyev'in devrilmesi oldu.
Eski yönetimin devrilmesi bir iktidar boşluğu yarattı ve bu boşluk etnisiteyi kullanan gruplar tarafından doldurulmaya çalışılıyor. Eski yönetim yanlısı silahlı gruplar mücadelelerini sona erdirmiş değiller.








