8 Temmuz 2012

pazar gazeteleri
Yayın tarihi

Tarihi Wimbledon karşılaşması

İngiltere gazetelerinde manşetler, Wimbledon tenis turnuvasında bugün yapılacak tek erkekler finalinde yarışan İskoç tenisçi Andy Murray'e ayrılmış. Gazetelerde, Olimpiyatların ardından, bu maçla birlikte Wimbledon tenis turnuvasının İngiltere'ye büyük bir heyecan getirdiği vurgulanıyor.

Observer gazetesi "Haydi, bizi mutlu et" başlığıyla verdiği haberde, İngilizlerde savaş sonrası dönemde azim ve zafer duygusunun yerini başarısızlık korkusunun aldığını ve bunun da kendisini en çok Wimbledon tenis turnuvasında gösterdiği söylüyor.

Gazete, 76 yıldır ilk defa İngiltere'nin yeniden tek erkekler final karşılaşmasına çıkmasının İngilizleri nasıl coşturduğunu ve turnuva alanındaki heyecanı anlatıyor.

Wimbledon turnuvasında 1934, 35 ve 36 yıllarından bu yana yarışan İngiliz tenisçilerin yanında Andy Murray'in çok farklı olduğunun vurgulandığı yazıda, dün hazırlık için korta gelen tenisçinin gayet sakin ve rahat göründüğü belirtilmiş.

Gazetede ayrıca, 1936'den bu yana Wimbledon turnuvalarında yarı finale çıkan erkek tenisçilerin listesi göze çarpıyor.

Gazetenin iç sayfalarında Murray'ın çocukluk fotoğraflarına ve şimdiye dek kazandığı maçlara yer verilmiş. Dunblane ilkokulunda 1996 yılında yaşanan 16 öğrencinin ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği katliamdan saklanarak kurtulan Murray'in kasabanın artık olumlu birşeyle anılmasını sağladığı belirtilmiş.

Gazetenin tenis yazarı Jon Henderson, Murray ile ilgili başta şüpheleri olduğunu, ancak bu şüphelerinin 2005 yılı Wimbledon turnuvasında dağıldığını ve 2005 yılında dünyada 449. sıradan 65. sıraya çıkan tenisçinin yükselişini anlatıyor.

Sunday Times haberi "Wimbledon'da kazanırsa Murray'in 100 milyon sterlinlik ödülü" başlığıyla vermiş. Haberde "Bugün öğleden sorna Wimbledon'da Merkez Kort'a adım atacak Andy Murray 100 milyon sterlinin yanısıra tarihe adını yazdırabilir" deniyor.

Sunday Times da, 1936 yılında Fred Perry'den bu yana İngiliz bir tenisçinin tek erkekler finalini kazanamamasının ulusal bir takıntıya dönüştüğünü yazıyor.

Murray'in 2003 yılında bu yana kazandığı turnuvalar sonucuna 12.6 milyon sterlin kazandığını aktaran gazete, final karşılaşmasını kazandığı takdirde Murray'ın en zengin sporcu olacağını belirtiyor.

"Wimbledon şampiyonluğunu alırsa, Coca-Cola, Visa, Mastercard, Sony ve Google gibi şirketler reklam için yarışacaklar".

Gazetede ayrıca bugünkü maç için biletlerin kara borsada 32,000 sterline kadar çıktığı ve maç için bahis oyunlarının da arttığı belirtilmiş.

Independent gazetesi ise "Gün bugün, an şu an" başlığı ile manşetine taşımış Wimbledon karşılaşmasını.

Andy Murray'ın kendisi ile ilgili tüm şüpheleri aştığı ve tüm ülkeye büyük bir heyecan yaşattığını belirten gazete Murray'in Wimbledon'da şampiyonluk için yarışan tenisçilerden çok farklı bir profil çizdiğini söylüyor. Sakin orta sınıf tenisçilere nazaran, heyecanlı, sinirli ve sokaktan gelen biri olduğu vurgulanıyor.

Sunday Telegraph gazetesi de Murray'ın fotoğraflarına ve spor hayatının özetine yer verdiği sayfalarında "Haydi git ve bu finali kazan, oğul" başlığı ile veriyor haberi.

15,000 kişi tarafından izlenecek maça Cambridge Düşesi Kate Middleton da katılacak.

Gazetede ayrıca Andy Murray'ın anatomisini ve şimdiye kadar aldığı zedelenmeleri inceleyen bir fotoğrafa yer veriliyor.

Lordlar Kamarası reformu koalisyonu böldü

Observer gazetesinin başsayfasında, ayrıca, Lordlar Kamarası'nın seçim yoluyla belirlenmesi konusunda önerilen reformun koalisyon içinde neden olduğu tartışmalar ile ilgili haber göze çarpıyor.

Dokuz Muhafazakar Parti milletevekilinin parti milletvekillerine, Başbakan Cameron'a karşı durma çağrısı içeren bir mektup gönderdiğinin aktarıldığı haberde, Cameron'un bu konuda ne tavır alacağı tartışılıyor.

Daha önce Maliye Bakanlığı yapmış iki milletvelilinin de dahil olduğu parti içi muhalefet, Salı günü yapılacak oylama öncesinde Başbakan'ı doğrudan karşısına alıyor.

Cameron'ın partisine ve koalisyona bağlılık arasında kaldığını belirten gazeteye göre Lordlar Kamarası reformu David Cameron'un liderliği konusunda bir test işlevi görecek.

Muhafazakar Parti milletvekilleri reformun hassas dengeyi bozacağını ve ülkeye hiçbir getirisi olmadığını söylerken, Liberal Demokrat Partililer bunun koalisyon anlaşmasının önemli bir maddesi olduğunu söylüyor.

Haberde ayrıca bazı Muhafazakar Parti milletvekillerinin bu reformun uzun süredir yapılması gerektiğini ve demokratik bir yönetim için gerektiğini söyleyerek desteklediği de akatarılmış.

İşçi Partisi reformu destekliyor ancak Lordlar Kamarası'na seçilen kişilere görev süresi sınırlaması getirilmesini onaylamıyor.

Sunday Times gazetesinin başyazısında Koalisyon hükümetinin karşısındaki en büyük mesele bankacılık skandalı iken, Liberal Demokratlar için en temel önceliğin Lordlar Kamarası reformu olması eleştiriliyor.

Yazıda, Liberal Demokratların, Muhafazakar Parti milletvekillerinin yasanın geçmesini engellemeleri durumunda kendilerinin de başka bir yasayı engelleyeceklerini söyleyerek tehdit ettiği söyleniyor.

Ayrıca, iki yıllık koalisyonun yavaş yavaş sallanmaya başladığı ve iki parti arasındaki uzlaşmaz farkların ortaya çıktığı da vurgulanmış.

Olimpiyat parkında"terör" gözaltısı

Sunday Telegraph gazetesinin Andy Murray'ın fotoğrafını taşıdığı başsayfasında, ayrıca Olimpiyat alanında bir "terör" şüphelisinin yakalandığı ile ilgili bir haber göze çarpıyor.

Olimpiyatların yapılacağı bölgeye sık sık gidip geldiği tespit edilen ve daha önce hakkında Terörizmle Mücadele ve Soruştuma Tedbirleri yasası uyarınca tedbir kararı bulunan sanığın, "bombalı intihar saldırısı" düzenleme şüphesiyle gözaltına alındığı belirtilmiş.

Haberde, El Kaide militanı olduğu iddia edilen kişinin hakkında getirilen yasağa rağmen Olimpiyat Parkını beş defa geçtiği tespit edildiği aktarılıyor. 24 yaşındaki sanığın daha önce Afganistan'a eğitim için gitmeye çalıştığı ve Somali'deki eş-Şebbab örgütü için savaşmış olabileceği belirtiliyor.

Bu olayın Olimpiyat Parkı'ın güvenliği ile ilgili şimdiye kadar en ciddi uyarı olduğunu belirten gazete, Olimpiyatların yapılacağı doğu Londra'da kapsamlı güvenlik önlemlerinin alındığını aktarmış.

Gözaltında tutulan sanık, Nisan ve Mayıs ayları arasında Olimpiyat alanına giden tren hatlarını kullanma yasağını beş defa deldiği ve mahkemenin tedbir kararını ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanacak.

Libya seçimleri milis şiddetine son verecek mi?

Independent gazetesi yazarı Patrick Cockburn, Libya'da sekiz ay süren savaşa geniş yer veren uluslararası basının Libya'da Kaddafi'nin devrilmesinden sonra yapılan ilk demokratik seçimlere daha seyrek yer verdiğini söylüyor.

Libya'da süren savaş sırasında basın ve yayın kuruluşlarına kıyasla, uluslararası insan hakları kuruluşlarının ülkede ne olup bittiğini daha iyi anlattığını belirten Cockburn, birçok gazetecinin olayları doğrulamadan hemen taraf tuttuğunu söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşların bulgularının büyük ölçüde görmezden gelindiğini aktaran Cockburn, Uluslararası Af Örgütü'nün geçen hafta yayınladığı rapora yazısında yer veriyor.

Bölgede milislerin giderek artan gücüne ve işledikleri insan hakları ihlallerine yer verilen raporda milis gruplarının keyfi gözaltı, işkence gibi ihlaller işlediği ancak bunun yeterince gündeme getirilmediği belirtiliyor.

Cockburn, yabancı devletlerin Kaddafi'nin devrilmesine verdikleri desteği ve zaferi kötü haberlerle perdelemek istemediğini ve başarı öyküsü olarak anlatılan Libya'da ne yaşandığını aktarmanın güçlüğünden söz ediyor.

Libya seçimlerinin ülkede hukuk düzenini ve barış ortamını koruyup koruyamacağını sorgulayan Cockburn, ülkede sekter ayrışmaların olmamasının ve ülkenin ekonomik durumunun iyi olmasının bir avantaj olduğunu söylüyor.

Katar'ın dünya siyasetinde yükselişi

Observer gazetesi Dış Haberler editörü, Perşembe günü Londra'da açılışı yapılan ve Avrupa'nın en yüksek binası Shard'ı finanse eden Katar'ın dünya siyasetindeki yükselişini tartışıyor.

Yazıda küçük ancak amaçları büyük Katar'ın giderek artan etkisinin batı şehirlerinde yaptırdığı büyük stadyumlar ya da yapılardan, Suriye ve Libya'daki savaşa kadar hissedildiği belirtiliyor.

Finans ve spor yatırımlarından El Cezire kanalı ile medyadaki önemine değililen Katar'ın aynı zamanda Taliban ve Hamas'ın bürolarına ev sahipliği yaptığı, Suriye'de muhalefeti silahlandırdığı iddiaları ve Arap Baharı'nın başlamasından bu yana bölgedeki değişimde önemli bir yer edinmeye çalıştığı aktarılıyor.

Uzmanların görüşlerine verilen yazıda, şimdiye kadar bölgede komşuları ile iyi ilişkiler kurmaya çalışan ve daha çok arabulucu olan Katar'ın son zamanlarda izlediği aktif ve müdahaleci siyasetin iyi ilişkilerini zedeleme riski olduğu vurgulanıyor.