Hrant Dink ölümünün 4. yıl dönümünde anılıyor

"Hrant'ın arkadaşları" adına yayımlanan çağrıda, "4 yıl oldu. 4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz. Bulamıyoruz. 4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz. Bulamıyoruz. 4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin arkasındaki güçlerden söz ediyoruz, laf dinletemiyoruz.
Hrant Dink’i aramızdan almalarının 4. yılında bir kez daha omuz omuza vermek için, ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te, Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz." denildi.
İstanbul'da çok sayıda siyasi grubun ve örgütün katıldığı "Katil Kim?" yürüyüşüne katılanlar saat 15.00'de Agos Gazetesi'nin önünde biraraya gelecek ve akşam 19.00'da Taksim Meydanı'na yürüyecekler.
Ankara'da akşam saat 18.00'de "Dört Yıldır Hrant Yok" yürüyüşü gerçekleşecek; ayrıca bir performans gösterisi de düzenlenecek.
İzmir'de de "4 Yıldır Hrant Yok!" yürüyüşü yapılacak. Çeşitli siyasi parti ve grupların düzenlediği yürüyüş saat 17.30'da Konak'ta başlayacak. Yürüyüşün sloganı "Karanfilini, Mumunu, Meşaleni Al, Sen de Gel!"
TGC endişelerini dile getirdi
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazeteci yazar Hrant Dink'in ölümünün 4. yılı dolayısıyla yayımladığı açıklamada, ''Daha önceki gazeteci cinayetlerinde olduğu gibi gerçeğin üstünün, kamuoyu ile paylaşılmadan örtülmesinden ve davanın zaman aşımına uğratılmasından endişe duyuyoruz.'' dedi.
TGC, Hrant Dink'in ''Evrensel barışı savunup ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı korkusuzca karşı çıktığı için öldürüldüğü'' ifadesine yer verdi.
TGC açıklamasında ''Meslektaşımızı 4. ölüm yılında, özlemle ama içimiz buruk bir biçimde anıyoruz. Cinayetin arkasındaki azmettirici odaklar hala açığa çıkarılamadı. Tıpkı daha önceki gazeteci cinayetlerinde olduğu gibi gerçeğin üstünün, kamuoyuyla paylaşılmadan örtülmesinden ve davanın zaman aşımına uğratılmasından endişe duyuyoruz. Günümüzde de halkı doğru ve yansız bilgilendirme görevini üstlenmiş meslektaşlarımız, baskı ve tehditler altında çalışıyor. Bir yandan siyasi ortamın yarattığı bölünmüşlük, öte yandan ceza yasalarında yer alan basına ilişkin maddelerin çoğunlukla gazeteci aleyhine yorumlanması, meslektaşlarımızı otosansüre zorlamaktadır.'' denildi.
Gazeteciler hakkında başlatılan soruşturma dosyalarının 4 bini aştığını belirten TGC, ''Böyle bir ortamda basın özgürlüğünün var olduğunu söyleyebilmenin zor olduğunu'' kaydetti.








